Şubat ayının ışıltılı akşamında, Manhattan sokakları aşkla süslenmiş gibiydi. Finn, sanatına tutkuyla bağlı olsa da aşka kapalı biriydi ve fotoğrafçılıkta yeni yollar ararken, şoförlük yaparak hayatını sürdürüyor, insan hikâyeleri biriktiriyordu. Ancak o gece, hayatına giren Hannah adlı müşteri, her şeyi değiştirecekti. Çikolata firmasında çalışan Hannah, aşkın her yerde olduğuna inanıyordu ama Sevgililer Günü’nü tek başına geçirmeye kararlıydı. Arabada unutulmuş bir nişan yüzüğü bulmalarıyla, geceleri bir anda maceraya dönüştü. Finn yüzüğü yetkililere teslim etmek istese de, Hannah kayıp sahibini bulmakta ısrarcıydı. Farklı ipuçlarını takip ettikçe, ikili arasındaki mesafeler giderek kayboldu. Gece bittiğinde, belki de Finn ilk kez aşkın düşündüğünden daha anlamlı olabileceğini kabul edecekti.